KORSANLAR YALOVA’DA

24 Temmuz 2010 Yazan Mavi Kadın Sevil sonsevil@gmail.com
Mavi Kadın Sevil 1983 yılında Bursa'da doğdu. İlk ve Orta öğrenimimi orada tamamladı. Bu yıllarda bireysel olarak küçük hikayeler ve denemeler yazdı. Voleybol ile ilgilendi ayrıca bir süre piyano eğitimi aldı. Çanakkale 18Mart Üniversitesi Eğitim Fakültesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi bölümünü bitirdi. Üniversiteyi bitirince evlendi. İki yıl önce bir kızı oldu. Şu an evden çalışıyor. Şirketlere web sayfası tasarımı yapıyor.

YelkenciliÄŸe baÅŸladıktan sonra, sanal ortamda da diÄŸer yelkencilerle haberleÅŸmek karşıkonulmaz bir istek haline geliyor. Tabi bunu saÄŸlayan forumlar var ve bizim de dahil olduÄŸumuz “Gezgin Korsan” grubu. Evet bizler birer gezgin korsanız. Bu gruba yeni dahil olduk ve bu hafta sonu ilk kez grupça yola çıktık.Korsanlar ilk hedefimiz Yalova’dır ileri!

 

Grubumuzdan birkaç tekne Fenerbahçe’den yola çıkmışlardı. Onlar Pendik önlerine gelene kadar biz de teknemizi hazırladık. Sonra telsizden anons gelince heyecanla yola çıktık. Yelkenleri açtık ve güzel bir hızla ilerledik. ArkadaÅŸlarımız neredeyse ufuk çizgisinde görünüyorlardı. Aralarındaki konuÅŸmaları telsizden duyabiliyorduk. Gırgır ÅŸamata…

 

Kızım seyir boyunca uyuduğu için benim de rahatım yerindeydi. Çok güzel bir seyir yaptık. Yani hava ne hızlı ne de yavaş, bizi pek yormadı. Yalova görünmeye başlayıca telsizi daha da dikkatli dinlemeye başladık. Arkadaşlardan bazıları marinaya giriş yapıyorlardı. Biz de onları dinliyorduk ki bir aksilik olmasın. Çünkü Yalova Marina yeni yapılmıştı ve biz de ilk kez geliyorduk.

 

Marinaya yaklaşınca yelkenleri indirdik ve yavaşça ilerledik. Palamar desteÄŸi ile yerimize baÄŸlandık. Bizden önce gelen tekne sahipleri karaya inmiÅŸti, sohbet baÅŸlamıştı. Onlarla tanıştık tabi ama yine de yabancıydık o grupta. Çok eÄŸlenceli ve sevimli insanlardı. Grup halinde etkinlik yapmayı sevdikleri her hallerinden anlaşılıyordu ki akÅŸam yemeÄŸi için bir balık restoranına gittik. Nereden baksanız 25-30 kiÅŸi vardık ve uzun bir masayı kaplamıştık. Balıklar, kalamarlar, salatlar…

 

Kızım da öyle çok acıkmıştı ki yemeğe önce ekmekleri kemirmekle başladı. Sonra balıklar gelince de önce onu doyurdum bir güzel. Tabi geç saat olduğu için uykusu da gelmişti. Gruptaki en küçük kişi 10 yaşlarındaydı. Bu yüzden rahatça yiyip içerlerken saatin de pek önemi kalmıyordu. Biz ise kızıma göre haraket etmek zorundaydık. İyice mızıldanmaya başlayınca müsade isteyip tekneye döndük. Canım o kadar çok uykusu gelmişti ki hemen uyudu. Ben ise ağırlaşan göz kapaklarıma hakim olup şu sessiz Yalova gecesinin tadını çıkarmak istiyordum. Çay demleyip sakin sakin oturduktan sonra fazla dayanamayıp kızımın yanına kıvrıldım.

 

Sabah yine 7:30′da ayaktayız. Nedenini bilirsiniz, “kızım” :) ) bir baktım ki eÅŸim ve kayınpederim de havuzlukta oturuyorlar. Åžu sabah sakinliÄŸini kaçırmak istemedikleri belli. Hemen çayı ocaÄŸa koyup ben de onlara katıldım. KomÅŸular ise hala uyuyolardı. Eee erken yatan erken kalkar! Kayınvalidemi ve görümcemi de uyandırıp güzelce bir kahvaltı ettik. Sonrasında ise komÅŸular uyanıp kahvaltıyı dışarıda etmek için hazırlanmaya baÅŸladılar. Biz ise yine özürlerimizi bildirip çocuÄŸa göre hareket ettiÄŸimizi söyledik. Artık çocukluyuz napalım. Kendi başımıza Yalova’nın çarşısını dolaÅŸtık. Bu ÅŸehrin bu kadar kalabalık olacağını tahmin etmezdim. Burayı Bursa-İstanbul arası bir uÄŸrak yeri olarak tanımış olduÄŸumdan sokakları bana yabancı gelmiÅŸti.

 

Zor bulabildiÄŸimiz bir marketten alışverÅŸimizi de yapıp tekneye döndük. DiÄŸer yelkenciler ise kahvaltıdan yeni dönmüşlerdi. Onlarla sohbet falan öğleyi bulduk. Sonrasında yemek yiyip yola çıkmaya kara verdik. Bazı tekneler adalara uÄŸrayıp yüzmeye, bazıları ise bizim gibi marinaya geri dönmeye karar verdi. Biz de yola çıktık bu güzelim sakinlikten. Rüzgar iyiydi ve orsa seyri ile Pendik’e doÄŸru ilerliyorduk. GüneÅŸin denizden yansıyarak bize göz kırptığını izlemek çok keyifliydi. Denizin ortası zamanın durduÄŸu biryerdi sanki. Sadece deniz ve ben. Bu dinginliÄŸin tadını çıkardık sessizce. Fakat bu fazla uzun sürmedi. Kızım yolda uyandı, tekne o kadar çok sarsılıyordu ki ön kamarada bir nevi zıplıyoruk. Kızım da bundan hiç hoÅŸlanmamıştı. AÄŸlayıp duruyordu. Ben de onun yanında sıkışık kamarada zıplarken bana iyice sıkıntı geldi ve dışarı çıkmak sorunda kaldım. Yol boyunca bir ÅŸekilde kızımı oyalamaya çalıştık ve marinaya yaklaşırken artık dayanamadım ve arka kamarada yatıp kaldım. EÅŸim de görümcemin yardımıyla pontona baÄŸlandı.

 

Çok şükür yine sağ salim karaya ulaşmıştık. Diğer teknelerden de haberlerini aldık. Artık yapacağımız tek şey kızımın isteklerini yerine getirmekti. E ne de olsa bizimle beraber o kadar yol çekti. Onu marinada dolaştırıp biraz rahatlattık. Tabi yorgunluktan kimsenin dışarı çıkacak hali de kalmamıştı. Yemeğimizi teknede yiyip tekrar eve döndük. Bir grup olarak yelken yapmak ve yeni insanlar tanımak çok güzeldi. Bir sonraki gezimizi iple çekiyorum.

 

Bakalım birer gezgin korsan olarak daha nereleri keşfedeceğiz?

152 Kez Okundu
  • facebook
  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

2 Yorum “KORSANLAR YALOVA’DA”

  1. Editör diyor ki:

    Yok yok böyle olmuyor, Sevil hanım ben geleyim yelkenliyi alıp birlikte açılalım, yazılarınızı okurken bile kalbim hop hop yani….:-P

  2. hatice kara özcan diyor ki:

    selam ,tatil dönüşü bu gün okudum yazını şahaneymiş geziniz :) b enim aklımsa hala tatilde ,deniz kenarında ,güneşin batışında ,ıhlamur kokularında ,ağaçlarda ,mağaralarda kaldı :) ) eve dönmek güzel ama deniz de şahane :) )

Yorum Yazın