BEN BÖYLEYİM
13 Temmuz 2010 Yazan Mavi Kadın Sevil
![]() |
1983 yılında Bursa'da doğdu. İlk ve Orta öğrenimimi orada tamamladı. Bu yıllarda bireysel olarak küçük hikayeler ve denemeler yazdı. Voleybol ile ilgilendi ayrıca bir süre piyano eğitimi aldı. Çanakkale 18Mart Üniversitesi Eğitim Fakültesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi bölümünü bitirdi. Üniversiteyi bitirince evlendi. İki yıl önce bir kızı oldu. Şu an evden çalışıyor. Şirketlere web sayfası tasarımı yapıyor. | sonsevil@gmail.com
Bir yazar olma yolunda adım adım ilerlerken hayatımdaki çürük parçaların bir bir yeryüzüne çıkması ruhumu daraltan en büyük sebep. Yazdıkça açılır ya insan, iÅŸte ben de yazdıkça tanıyorum kendimi sanki ilk defa karşılaÅŸtığım birisi gibi.Bazı ÅŸeyler kazanmaya çalışırken bazı ÅŸeyleri nasıl kaybettiÄŸimi görüyorum. Zaman gibi…
Çocukken insanın aklına bile gelemeyecek düşünceler şu anda kafamda dolanıyor çocukluğumu anarak. Çocukluğumun kötü geçtiğini kesinlikle söyleyemem. Ama maneviyata önem veren biri olarak eksik kalan duygularım olduğunu üzülerek söylemeliyim. O zamanki durumlar şimdi ile aynı. En ufak bir değişim olmadan bugüne kadar nasıl gelir? O kadar iyi bir yere yerleşmiş ki kemikleşmiş, katılaşmış. Bunu ruhumdan ayırmak, gerçeklere sünger çekmek gibi olur. Şuanki sıkıntılarımın küçüklüğümün yansımaları olacağını nereden bilebilirdim? Ben kendimi babamın küçük prensesi sanarken, o beni ağlarken bırakarak akşamları dışarı çıkardı. Ayrıca çok sert ve kuralcıydı, onunla iletişim kurmak çok zordu. Annem mi? Annemin ne yazık ki işi çoktu. Hem çalışıp hem de çocuk bakmak kadar zor bir göreve tabi olmuştu. Bizimle ilgilense bile çoğunlukla dinlenmeye çalışırdı.O çalışırken ise kardeşimle beraber ananemde kalırdık. Yaşlı ananem, gül yüzlü ananem, bizim az kahrımızı çekmedi. Nur içinde yatsın! Onunla olmak beni herzaman mutlu ederdi. Ama niye yalan söyleyeyim, annemi çok özlerdim. Hem de çoook..Bizi hiç bırakmasın, hep yanımızda olsun, bizi sevsin, bize güzel yemekler pişirsin isterdim. Ama ne yazıkki hayat böyle. Birşeyler kazanmak için bir şeylerden de fedakarlık yapmak gerekiyor.
Bu arada anaokulu günlerim de tam bir kabustu. Zaten içine kapanık, utangaç bir kızdım. Bir de öğretmenimin beni arkadaşarımın önünde küçük düşürmesi ve ağlatması tam da yerinde olmuştu. Annemle olmayı hepsinden de çok istiyordum. Ama olamadı. Sonrasını da biliyorsunuz bitmek bilmeyen okul hayatı. Böylelikle bugünlere geldim.
Geçmişi değerlendirince duygusal eğitimimin biraz eksik kaldığını düşünüyorum. Ya da yanlış davranışlar görüp örnek aldığımı. Anneme ve babama kızmıyorum. Eminim herkesin ailesinde hata yapan insanlar vardır. Bunun farkında olabilmek ise büyük bir erdem.
Annem ile babamın tornasına girdim ama yamuk çıktım. Süper olacağım derken ben yamuk oldum. Onların istediÄŸi gibi olamadım. Benden farklı ÅŸeyler bekliyorlardı ama ben yapamadım. Bunun suçlusu ben miyim yoksa onlar mı bilmiyorum. Eskiden öyle olduysa bile artık mesuliyet bana ait. Evliyim, çocukluyum, hayatımdan memnunum. EÅŸim, Allah’ın bana verdiÄŸi en büyük hediye ve sonrasında da kızım. EÅŸim bana herzaman doÄŸru yolu gösteriyor. Sapkın düşüncelerimi dizginleyebilen tek kiÅŸi o. EÄŸer onunla konuÅŸursam herÅŸey yoluna giriyor. Çünkü o beni Allah’a havale ediyor. GeçmiÅŸten kalan düşleri silmeme yardım ediyor. Acıları küçültüp cebime koyuyorum ve yeni günlerin doÄŸuÅŸuna tanık oluyorum. Anne ve babamın benim hakkımda içimi acıtan düşüncelerini unutmamı saÄŸlıyor. Özgürlüğümü tadıyorum, daha da tatmak istiyorum. Kimsenin niye böyle yazdın dediÄŸini duymamak istiyorum. Yazdım, yazıyorum, yazacağım. Çünkü bu benim, BEN BÖYLEYİM!
















Betülce
Fütüristler Derneği
The Futurist
Facebook
FriendFeed
Twitter
RSS
sevgili sevil işte tüm bu yaşadıklarımız değilmidir bizi biz yapan en çok da acıtanlar ,huzuru bulmanın tek yolu kendin, yine kendin birde rabbimizle konuşmak, ne çok tanırsan kendini o kadar bilirsin başkalarını ,ne çok barışırsan hayatla, o kadar çok barışırsın kendinle en önemlisi yaşamak ,hissederek
)
Çok teşekkür ederim. Evet çok şükür huzuru buldum.
Mutlu olun her daim… Huzuru bulun ve hiç bırakmayın… Zaten bulmuÅŸsunuz, yapmanız gereken sım sıkı sarılıp şükretmek…
çok sevgiler…